Küçük Dünyamız; Uzayda güneş sisteminin küçük bir uydusudur. Yakın gelecekte 10 milyar insan astronotu olacak. Dünya çevresinde dolaşan insan yapımı uydulardan farkı, muhteşem olanakları ile milyarlaca yıldır milyarlaca astronota barınak olmasıdır. Onların yaşamlarının devamı için sayısız doğal beslenme, barınma olanağı sunmasıdır. Küçük dünyamızın farkı insan yapımı küçük uydulardan çok büyük olmasıdır. İnsan yapımı uydular; sınırlı sayıda astronot için, kısıtlı zaman için, yaşam koşulları önceden belirlenmiş ve teknik nedenlerle iş görebilme yeteneği ve yörüngede kalabilmeleri çok sınırlıdır, Küçük Dünyamızında yaşanabilirliği ve ömrü ve sınırlıdır.
Sanayii devrimi ile başlayan kentlerdeki hava ve toprak kirliliği, solunum yolu hastalıkları, bitki hastalıkları, bazı türlerin yaşama zorlukları, bazı türlerin yok oluşu, atmosferin, karaların, denizlerin ısınması ve sularda asid-kirletici oranının süreki artması, tarımda ve balıkçılıkda verimliliğin azalması, yeraltı sularını kirlenmesi ve azalması, yağmurların bir çok bacagazı kalıntısını yere taşıması tüm canlı türlerini tehdit etmektedir. Sanayii devrimi Küçük dünyamızı yaşanmaz hale getiren egemenlerin, lokal zenginlikleri için dünyamızın zenginliklerini biliçsizce, saygısızca kullanmaları, iklim dengesini bozmaları global yıkımın başlangıcıdır.
Küçük dünyamızda yapılan devletler arası ilk iklim krizi problemleri görüşmeleri sonradan, iki türden büyük sorun haline dönüşmüştür,
1. Günümüzdeki iklim krizi tanımı ve real çözümleri,
2. Sanyileşmiş ülkeler ve iklim krizi çözüm maliyetleri,
Devletler yurtaşları aleyhine ve genelde insan ırkının geleceğini riske ederek sorumsuzca iklim krizi sorununu ertelemeye, geçiştirmeye, sorumlulukdan kaçmak için politik gerekçeler üretmektedirler. İklim Krizi sorunu devletler üstüdür. Globaldir ve canlı cansız her şeyin varlığını tehdit etmektedir. İklim değişikliği sorunları devletlerin kirli pazarlıklarının öznesi olmaktan çıkarılmalıdır. Günümüzde yaşamak zorunda bırkıldığımız olağan dışı yıkıcı, geri döndürülemez iklim olaylarının hepsi insan ırkının yaşam alanı olan Küçük Dünyamıza ve egemenlerin kendi uluslarına, insan ırkına saygısızlıklarının sonuncudur. İklim krizi ülkeler ile sınırlı değil globaldir, yakın gelecekte Küçük dünyamız çok daha yaşanmaz hale gelecektir.
Egemenler kendi ülkelerinde kaliteli, konforlu, güvenli, zengin yaşamı kurarlarken eylemleri bütün dünyada canlı cansız herşeyi olumsuz etkilemektedir, tüm canlılara, insanlara ve Küçük dünyamıza zamanla orantılı artan çok boyutlu, geri döndürülemez zararlar verdiler, vermeye devam ediyorlar. 2050 yılı için İnsan nufusu 10 miyar olacağı kesin. Küçük dünyamız büyümüyor ama nufus sürekli artıyor, egemenlerin dünyası sürekli büyüyor. Küçük dünyamızda her bireyin güvenli, kaliteli, sağlıklı yaşamı, bireyler tarafından her türden otoriteye karşı yaşam hakkı olarak anlaşılmalı ve savunulmalıdır. Aynı atmosfer ile yaşadığımız Küçük dünyamızda komşularımızın baca gazları, radyasyon kaçakları ve kimyasal atıkları ile ölmek zorunda değiliz. Her birey Küçük Dünyamızın ayrılmaz parçasıdır, vazgeçilmez bireyidir, kaliteli, sağlıklı, konforlu yaşama hakkı ve sorumlulukları vardır, sosyal sorumluluklarını kullanmak zorundadırlar, yada küçük dünyamız insan ırkının varlığına son verecektir.